8 Temmuz 2015 Çarşamba

Temmuz 08, 2015 tarihinde, tarafından

Seyahat Yardımcısı : Bratislava (Slovakya)


Slovakya'nın küçük başkenti, Viyana'nın komşusu, günübirlik gezilerin gözdesi  : Bratislava

Türkiye'den aktarmasız uçuş bulunmuyor bu kente. Genellikle Viyana ve Budapeşte gezilerinin arasına farklılık olarak eklenen bir rota Bratislava. Viyana'dan trenle 1 saat 15 dakika, Budapeşte'den 2 saat 45 dakika uzaklıkta yer alıyor. Viyana'dan trenle ulaşımda gidiş-geliş 16 euro'luk bir ücreti bulunuyor.

Tren istasyonu Hlavná Stanica'dan indikten sonra Pražská ve ardından Štefánikova caddelerini yürüyerek Slovakya Başkanlık Sarayı'na (Grassalkovich Palace - Prezidentský Palác) ulaşılabilir. Bratislava'nın turistik kısmı buradan itibaren başlıyor. Rotadan sapmadan yürümeye devam edince ileride yeşil kubbeli yüksek yapı Michael's Gate görünecektir. Şehrin ayakta kalmış en eski yapılarından olan bu kulenin altından geçerek Old Town denen turistik bölgeye giriş yapılabilir.


Çok sayıda cafe ve restorandan oluşan ara sokakları dolaştıktan sonra ister istemez ana meydan Hlavné Námestie ile karşılaşılır. Régi Brassói Városháza (Old Town Hall) Belediye Sarayı ve Maximiliánova Fontána (Roland Fountain) adı verilen süs havuzu da bölgenin en kalabalık ve en hareketli bu meydanında yer almaktadır. Belediye Sarayı, kulesi ve içerisinde yer alan müzesi ile vakit geçirmek için iyi bir alternatif olabilir. Süs havuzunun tepesinde Kutsal Roma İmparatoru II. Maximilan'a ait heykel bulunmaktadır. Meydanda Schöner Náci heykeli ve biraz ilerisinde Čumil (Man at Work) heykeli de dikkat çekmektedir.

Bratislava'nın meydanından Belediye Sarayı ve Roland Çeşmesi manzarası

Old Town Hall'ın içerisinden geçerek Primate's Square Meydanı'na, oradan da Primaciálny Palác (Primate's Palace) konağına ulaşılır. Günümüzde çeşitli resmi davetlerde ve kültürel aktivitelerde kullanılan bu tarihi bina, turistlerin ziyaretine açıktır.

Primate's Palace ve önündeki meydan kentteki en kalabalık ikinci meydandır

Primate's Palace'da düzenlenen aktivitelerden bir tanesi

Şehrin en popüler mekanlarından biri de Hviezdoslavovo Námestie (Hviezdoslav Square) meydanı ve burada bulunan Slovenské Národné Divadlo (Slovak National Theatre) binasıdır. Konumu ve ihtişamlı yapısı ile göze çarpan bu binada opera, drama ve bale gösterileri izlenebilir. Güncel program için şu adrese bakılabilir.

Hviezdoslav Square'den Ulusal Tiyatro Binası görünümü

Bol ağaçlı, geniş caddeli Hviezdoslav Square'da yemek için çeşitli restoranlar, alışveriş için hediyelik eşya satıcıları bulunmaktadır. Tiyatro Binası'nı arkaya alıp bu caddeyi boylu boyunca yürüyünce yolun karşısındaki tepede Bratislavský Hrad (Bratislava Kalesi) göze çarpar.

Kale, mimari bakımdan pek görkemli olmasa da Bratislava'yı tepeden görmek için ideal bir noktadadır. Eski kent manzarası haricinde Tuna Nehri ve Most Slovenského Národného Povstania / Most SNP (Bridge of the Slovak National Uprising / UFO Bridge) bu bölgeden rahatlıkla seyredilebilmektedir. Kalenin içersinde ücretli bir müze ve girişinde yakın kale restoranı da yer almaktadır.

Kalenin yanında yer alan park, yorulanlar için güzel bir dinlenme noktası

 Bratislava Kalesi'nden şehir merkezi manzarası

Bratislava Kalesi'nden Tuna Nehri ve UFO Bridge manzarası

Tek gün gezmeye yetecek bu şehirde bu yerlerin haricinde Kostol Svätej Alžbety / Modrý Kostolík (Church of St. Elisabeth / Blue Church), Kostol Svätého Jána z Mathy (Trinitarian Church of Bratislava), Katedrála Svätého Martina (St. Martin's Cathedral) de görülmeye değer yerlerdendir.
Devamını Oku
      edit

7 Temmuz 2015 Salı

Temmuz 07, 2015 tarihinde, tarafından

Seyahat Yardımcısı : Viyana (Avusturya)

vienna austria

Avusturya'nın sarayları, pastaneleri ve Mozart'ı ile meşhur tarihi başkenti, erasmus şehri : Viyana

İstanbul'dan yaklaşık 2,5 saat süren uçuşun ardından Schwechat uluslararası havaalanına varılıyor. Uçak bilet fiyatları gidiş-dönüş 450 TL civarında. Havaalanından şehir merkezine otobüs, normal tren ve CAT tren seferleri yapılıyor. Otobüs ile Schwedenplatz'a 25 dakikalık yolculuk 8 euro, S7 treni ile Wien Mitte / Landstraße yine aynı sürede 4,4 euro, CAT treni ile Wien Mitte / Landstraße'ye 16 dakikalık yolculuk ise 11 euro (gidiş-dönüş şeklinde bilet alınınca 17 euro) tutuyor. CAT trenler hızlı ve oldukça kaliteli.

Şehrin en kalabalık bölgesi olan Aziz Stefan Katedrali (Stephansdom) çevresine Wien Mitte / Landstraße'den metro ile 2 durak uzaklıktaki Stephensplatz durağında inerek ulaşılabilir. Bunun yerine bu mesafeyi yürüyerek, Viyana nehri'nin (Wienfluss) küçük bir kolunun bulunduğu Stadtpark'ın içinden geçip, kilisenin kulesini takip ederek 20 dakikalık bir yolculuğun ardından merkeze varılabilir.

Stephansdom, 1100'lü yıllarda yapılmış, Viyana'nın sembol binası. Tepesinden eşsiz bir Viyana manzarası izlemek için 2 kule var: Kuzey kule, katedralin içerisinden, asansörle çıkılan kısım. Güney kule ise katedralin dışındaki farklı bir girişten 343 basamaklı dar spiral merdiveni tırmanarak çıkılan bölüm. Güney kule, daha yüksekte yer alması bakımından tercih edilebilir. Üstü kapalı olan ve pencerelerden manzaranın seyredildiği bu kuleye çıkış ücreti 4,5 euro. Kuzey kule ise 5,5 euro olması ve daha alçak olmasına rağmen asansör ile çıkılabilmesi, tepesinin açık olması ve Pummerin çanının görülebilmesi ile tercih edilebiliyor.

Stephansdom, şehrin en meşhur iki caddesi Kärntner ve Graben'in kesiştiği noktada yer alıyor. Bu caddelerde çok sayıda restoran, çikolata ve giyim mağazaları, hediyelik eşya dükkanları bulunabilir.

graben vienna austria
Graben Caddesi

Katedrali arkaya alıp Kärntner Caddesi'nin sonuna kadar yüründüğü takdirde sağ tarafta Viyana Opera Binası (Wiener Staatsoper) dikkati çekecektir. Hemen hemen her gün bir gösterinin olduğu bu binada 40 ile 250 euro arasında değişen biletleri gün içinde bulmak pek kolay olmayabiliyor. Bilet bulamayanlar ve merak edenler için binanın dışına yerleştirilmiş dev ekrandan içerideki gösteri canlı olarak izlenebiliyor. Güncel takvim için şu adrese bakılabilir.

Yine katedrali arkaya alıp bu sefer Graben Caddesi'nden yüründüğünde yol bitiminde Kohlmarkt caddesi sonunda Viyana'nın tarihi saraylarından biri olan Hofburg'a ulaşılmaktadır. İmparatorluk zamanında kışlık saray olarak kullanılan bu tarihi bina, üç ana bölümden oluşmakta ve içerisinde binlerce eser barındırmaktadır.

hofburg vienna austria
Hofburg Sarayı'na giriş ücretleri için şu adrese bakılabilir

İmparatorluğun yazlık sarayı olarak kullanılmış Schönbrunn Sarayı, Viyana'da görülmesi gereken diğer önemli bir saray. Metro ile Schonbrunn durağında indikten sonra 5 dakikalık bir yürüme mesafesinde yer alan bu tarihi bölgede gezilebilecek çok geniş alan bulunuyor. Girişinden temin edilebilecek elektronik rehberle sarayın içerisini dolaşmak, arka kısmında yer alan yeşil alanlarda ve labirent botanik bahçelerde gezinmek mümkün. Her bir aktiviteye göre farklı fiyat tarifeleri için resmi siteye göz atılabilir.

schönbrunn vienna austria
Schönbrunn Sarayı için temin edilebilecek elektronik rehber içerisinde Türkçe seçeneği de bulunuyor

schönbrunn vienna austria
Schönbrunn Sarayı arka kısmında yer alan labirent bahçeler

Şehrin önemli saraylarından biri de Belvedere Sarayı. Tramvayla Schloss Belvedere durağında inerek ya da merkezdeki Opera Binası'ndan 20 dakikalık bir yürüyüşle ulaşılan, bahçeleri ile de meşhur bu tarihi bina, Avusturya'nın ünlü kumandanlarından Eugen tarafından yazlık saray olarak kullanılmış. İki temel bölümden oluşan bu alana giriş için güncel fiyat listesine şu adresten göz atılabilir.

Viyana'daki en görkemli yapılardan Belediye Sarayı (Rathaus) ve karşısındaki Ulusal Tiyatro (Burgtheater), Hofsburg Sarayı'nın arkasındaki Volksgarten'ın sonunda yer almakta.

rathaus vienna austria
Rathaıs'un tepesinde Viyana'nın sembollerinden Rathausmann heykeli bulunuyor

Rathaus'un bitişiğindeki Parlemento binası da görülmesi gereken noktalar arasında yer alıyor. Bu bölgenin çok yakınında gecenin ilerleyen saatlerine kadar canlı Museumstrasse, hem şehrin genç nüfusunun eğlencesine tanıklık etmek hem de dinlenmek için uğranması gereken bir bölge.

Viyana denince akla gelen en meşhur yapılardan biri hiç şüphesiz Hundertwasserhaus. Farklı mimarisiyle şehrin sembolü haline gelmiş bu bina Hetzgasse tramvay durağına ve Landstrasse metro istasyonuna yürüme mesafesinde. Apartmanın karşısında yer alan Hundertwasser Village, ise hediyelik/hatıra eşya arayanlar için uğranması gereken bir pasaj.

Hundertwasserhaus vienna austria

Viyana turistler açısından fazla toplu taşıma gerektirmeyen bir bölgede çok yer görülebilecek bir şehir. Bazı saraylara ise yürümek yorucu ve gereksiz olacaktır. Bu yüzden tek kullanımlık metro kartları alınabilir. Metro ve tramvayın en merkezi durağı olan Karlsplatz, Opera Binası'nın hemen çapraz köşesinde yer alıyor. Bu durağın arkasında Viyana'daki en meşhur kiliselerden biri olan Karlskirche yer alıyor. Yol üstünde burası da görülebilir.

Şehrin gezilecek yerleri kadar yemekleri de güzel. En bilinen yiyeceklerinden schnitzel için Burggarten'ın içindeki Palmenhaus, otantik yapısıyla ve makul fiyatlarıyla tercih edilebilir. Bunun haricinde, Prater parkının içinde yer alan Schweizerhaus'un meşhur Schweinshaxe'ı denenebilir. Ana yemekler dışında apfelstrudel tatlısı için Demel, keki için Sacher, yerel biraları için için 1516 adlı restoran akla gelen ilk mekanlar arasında bulunuyor.


Devamını Oku
      edit

27 Mart 2015 Cuma

Mart 27, 2015 tarihinde, tarafından

Seyahat Yardımcısı : Marakeş (Fas)


Fas'ın turizm mabedi, labirent sokaklı kızıl şehir; Marakeş

Türkiye'den Marakeş'e aktarmasız uçuş bulunmuyor. Aktarmalı tariflelerle yolculuk yapmak yerine Fas'ın Kazablanka şehrine yolculuk yapıp buradan Marakeş'e trenle geçilebilir. Kazablanka Mohammed V. Havaalanı'ndan Marakeş'e gitmek için önce Kazablanka Casa Voyeur trenine 40 dinar ödeyerek binmek gerekiyor. Ardından Marakeş trenine ayrıca bilet almak gerekiyor. Kazablanka'ya ulaşım ve genel bilgiler için bu sayfaya göz atılabilir.

3 saat süren Casa Voyeur - Marakeş yolculuğu için yaklaşık 90 dinar ödemek gerekiyor. (Dinar birimini 10'a bölerek 2015 yılı için kabaca euro karşılığı hesaplanabilir.) Trenler birinci ve ikinci sınıf olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Birinci sınıf biletler daha pahalı. Yolculuk için ekstra konfor aramak isteyenler bu biletleri tercih edebiliyor.

Marakeş tren istasyonundan şehrin kalbi olarak adlandırılabilecek Medina bölgesine taksilerle ulaşılabildiği gibi, yaklaşık 40 dakikalık bir yürüyüşün ardından da ulaşılabiliyor. Fazla yükü olmayanlar portakal ağaçlarıyla dolu kaldırımlardan geçerek şehrin genel havasını görmek için yürümeyi tercih edebilir.

Medina duvarlarla örülü bir bölge. Birden fazla girişi mevcut. Ana girişinde büyük köşeli minareli Koutoubia Camii yer alıyor. Bu cami, Marakeş'in en meşhur ve en büyük camisi. Fas'daki diğer tüm camiler gibi ibadet saatleri haricinde içeri girilmesine izin verilmiyor. İçerisi Kazablanka'daki II. Hasan Camii gibi görkemli değil. Medina'nın girişinde olması ve yüksekliği sayesinde Medina ara sokaklarında yön tayin etmede oldukça işe yarayan bir sembol olarak kullanılabilir.

Koutoubia Camii'nin karşısında, kenarında at arabalarının yer aldığı sokağın hemen ilerisindeki kalabalık alan, meşhur Jemaa el-Fna meydanı. Marakeş'in sembolü olan bu meydan gündüz ve geceleri iki farklı kimliğe bürünüyor. Gündüzleri çalgıcılar, yılan oynatıcılar, hikaye anlatıcılar, fotoğraf çekilip bahşiş isteyen özel giyimli insanlar ve seyyar satıcıların yer aldığı bu meydan akşam üzerleri kısa süre içerisinde yemek standlarına dönüşüyor. 


Fas'ın meşhur yiyecekleri harira, tajin, kuskus'un yanısıra kelle, ayak, tavuk, balık, salyangoz gibi bir çok farklı yiyeceğin satıldığı onlarca seyyar kabapçı bulmak mümkün. Oturulan her masada standart olarak zeytin tabağı getiriliyor. Etrafta çokça taze meyve suyu satıcısı de yer alıyor. 


Yemek yemek için birçok alternatifi barındıran bu bölgeden geçerken çalışanlar müşterileri kendilerine çekmek için biraz fazla zorlayıcı olarak rahatsız edebiliyorlar.


Jemaa el-Fna'daki yiyecekler oldukça makul fiyattan satılıyor.

Medina ara sokakları souk denilen tarihi çarşıları barındırıyor. Bu bölgelerden çeşitli hediyelik eşya ve kıyafet alınabiliyor. Souk'larda adım başı bir motorsikletli ve sivri kukuletalı giyinmiş berberiye rastlanıyor.

Souk'larda gezerken Bin Yusuf medresesi tabelası dikkat çekebilir. Bu hoş mimarili tarihi yere 50 dirhem ödeyerek girilebilmekte. Ara sokakların ardından Fas'ın meşhur tabakhanelerinden bazılarını görmek mümkün. Bu tabakhanelerin bulunduğu yerin sorulduğu kişiler rehberlik ve tabakhanede fotoğraf çekim ücreti isteyebilirler. Souk'lardaki teraslı kafelerde nane çayını yudumlayıp kent manzarası izlenebilir.

Marakeş'te Medina dışarısında meşhur Majorelle bahçeleri bulunuyor. Farklı türde ağaçların yer aldığı bu meşhur bahçeye giriş için 50 dirhem ödemek gerekiyor. İçerisindeki müzenin giriş ücreti ise 25 dirhem.



Marakeş'te kalmak için Medina içerisindeki otantik oteller tercih edilebilir. Medina'da çok sayıda birbirine benzeyen dar sokaklar olduğu için otelin tam konumunu bilerek gitmekte fayda var. Marakeş yerlileri adres tarifi konusunda pek yardımsever değil. Gideceğiniz yere götürmek için bahşiş istiyorlar. Hatta bazıları işi o kadar büyütmüş ki, turistik mekanların girişinde veya yol kenarlarında pusu kurup turistlerin yolunu keserek mekanın kapalı olduğu/yanlış yoldan gittiklerini, kendisini takip etmeleri gerektiğini söyleyebiliyor. Takip edenleri de bahşişini almadan bırakmıyorlar. Yol konusunda sıkıntı yaşamamak için turistlerin yanlarında gps cihazı taşımasında fayda var.

Medina içerisinde yer alan otellerden biri.

Marakeş, Fas gezisinin belki de en uzun tutulması gereken durağı. Temel turistik bölgeler 2 günde gezilse de bu farklı kültürü daha iyi tanımak için daha uzun süreli bir gezi planlamak uygun olacaktır. Sahra çölü, Atlas dağları, çeşitli liman kentleri için birbirinden farklı tur seçenekleri için otellerden veya Medina içerisindeki tur şirketlerinden bilgi alınabilir. Tur şirketleri ile pazarlık yapılarak liste fiyatının altında tur ayarlanabilmektedir.

Marakeş'ten Türkiye'ye Kazablanka üzerinden dönmek için şehir trenlerine binerek Kasablanka Casa Voyeur durağına, oradan da Mohammed V. Havaalanı'na gidilebilir. Trenler günün çeşitli saatlerinde, yoğunluğa bağlı olarak yavaş gidebilmekte. Bu yüzden uçak saatine yakın tren yolculuğundan olabildiğince uzak durmakta fayda var.
Devamını Oku
      edit
Mart 27, 2015 tarihinde, tarafından

Seyahat Yardımcısı : Kazablanka (Fas)


Fas'ın tarih, kültür ve palmiye cenneti, okyanus kıyısı beyaz şehir; Kazablanka.

İstanbul'dan 5 saat süren bir uçuş sonrası Mohammed V Havaalanı'na ulaşılıyor. Gidiş-dönüş 300 euro civarında uçak bileti bulmak mümkün. Ülkeye vize yok, sadece uçakta dağıtılan veya güvenlik alanına girmeden önce temin edilebilen forma nerede kaç gün kalınacağı bilgilerini girerek pasaport kontrol görevlisine teslim etmek gerekiyor.

Havaalanından Kazablanka'nın merkezi olarak tanımlanabilecek Old Medina ve sahil kıyısı bölgesine taksi veya trenle ulaşılabiliyor. Taksi ile 25 dakika süren bir yolculuk ile (trafik olduğunda 45 dakikayı bulabiliyor) 300 dirhem ödeyerek ya da trenle 40 dakika gibi bir sürede 40 dirhem ödeyerek seyahat edilebiliyor. (2015 koşullarında dirhemin onda biri kadar euro harcandığı şeklinde hesap yapılabilir) Şehirler arası ulaşımda da ilk akla gelen trenlerde birinci veya ikinci sınıf tipte bilet satılıyor. Daha ekonomik olan ikinci sınıfta seyahatin konforsuz olduğu söylenemez. Trenlerin tek olumsuz özelliği rötar yapmaları. Bazen kalkış saatinden 20 dakika sonra dahi gelmemiş olabiliyor. Zamanlamayı trene bağlı yapmamak daha stressiz olacaktır.

Merkezde toplu taşıma araçları otobüs ve tramvay. Tramvay şehirdeki merkezi noktalara ulaşmak için oldukça yararlı. Şehrin sevimli araçları petit taksiler ile de ulaşım sağlanabiliyor.

Old Medina bölgesi şehrin beyaz yapısının korunduğu, eski kültürün halen hüküm sürdüğü sahil kenarındaki bölgenin adı. çoğu yerde ekmek/gözleme yapan insanlara, seyyar arabada balık satanlara, canlı tavuğu 2 dakika içerisinde boğazlayıp yüzen kasaplara rastlanabiliyor.



Medina bölgesinde sahil tarafına bakan kısımdaki restoranlar yemek yemek için en meşhur yerlerden. Casablanca filminde adı geçen bardan esinlenerek açılmış Rick's Cafe de bu bölgede yer alıyor. İçersi oldukça güzel dekore edilmiş bu restoranda ekranlarda sürekli olarak Casablanca filmindeki sahneler gösterilmekte, akşamları piyano dinletisi sunulmakta. Güzel bir yemek, içki ve tatlı kişi başı yaklaşık 350 dirhem tutuyor.

Korniş adı verilen sahilde okyanus kenarında uzunca bir yürüyüş yapılabiliyor. Kıyıda bölgenin en meşhur yapısı, dünyanın en büyük camilerinden biri olan II. Hasan Camisi yer alıyor. Genel Fransız mimarisinin uygulandığı, köşeli minareye sahip bu caminin yaklaşık 25,000 kişinin aynı anda ibadet edebileceği kapalı alanına rahatça girmek için turist izlenimi vermemek gerekiyor. Cami görevlileri tarafından turist olduğu fark edilenlerden giriş öncesi kelime-i şahadet getirmesini, bazen de fatiha suresini okumasını bekliyorlar.


Fas'ta ibadet saatleri dışında genellikle camilerden içeri girmeye izin vermiyorlar. Burası için de aynı durum söz konusu. Müslüman olmayan bir turist, cami içerisine girmek için namaz vakitlerini takip edip kelime-i şahadet getireceği için küçük çaplı müslüman olmuş sayılabilir.

Seyyar satıcılardan 2 dirhem gibi bir fiyata alınacak haşlanmış nohut veya patlamış mısır ile sahilde yürüş yapmaya devam etmek, güneşin batışını bu bölgeden izlemek oldukça keyifli olacaktır.

Kazablanka merkezde iç kısımlara doğru girildiğinde daha modern yapılarla karşılaşmak mümkün. Şehrin en yeşil bölgesi Arap Birliği Parkı bu bölgede yer alıyor. Park, içerisindeki terk edilmiş lunaparkı ile, kenarlarda petanque oynayan insanları ile, yakınında yer alan Sacre Coeur katedrali ile görülmeye değer yerlerden biri.

Şehir genel olarak yürüyerek gezilebilecek büyüklükte. Bir gecesini görüp 2 gün ayırmak burası için yeterli olacaktır. Tajin ve kuskus Fas'ın en meşhur yemeklerinden. İçecek olarak da nane çayı ve casablanca birası oldukça popüler. Şehirde insanlar çoğunlukla Fransızca ve Arapça konuşuyor. Bu yüzden yerel satıcılarla İngilizce anlaşmakta zorluk yaşanabiliyor. Restoranlarda ve toplu taşıma gişelerinde ise İngilizce konusunda sıkıntı olmuyor. 

Bir demlik nane çayının fiyatı 10 ile 25 dirhem arasında değişiyor.


Devamını Oku
      edit

1 Ocak 2015 Perşembe

Ocak 01, 2015 tarihinde, tarafından

Seyahat Yardımcısı : Pattaya (Tayland)


Tayland gece hayatının kalbi; Pattaya.

İstanbul'dan Pattaya'ya doğrudan uçuş bulunmuyor. Buraya ulaşım için Bangkok'a gelip Pattaya otobüslerini kullanabilirsiniz. Bangkok'ta Kuzey, Güney ve Doğu kısımlarında olmak üzere 3 adet otobüs istasyonu bulunuyor. Bu istasyonların herhangi birinden 124 baht ödeyerek yaklaşık 3 saatlik bir yolculuğun ardından Pattaya otobüs terminaline varabilirsiniz. Otobüsler ortalama 40 dakikada bir hareket ediyor.

Pattaya otobüsleri klimalı ve oldukça rahat

Pattaya otobüsünden inince şehir merkezi olarak bilinen Walking Street bölgesine songthaew adı verilen toplu taşıma araçları ile kişi başı 30 baht ücret üdeyerek ulaşabilirsiniz.


Pattaya merkezde sahil şeridi boyunca yürüyebilir, belirli kısımlarda yer alan plajlara gidebilirsiniz. Şehir manzarasını görmek için en ideal nokta, Pattaya Hill. Buraya çıkış için Walking Street'ten tek kişilik motorsiklet taksileri kullanabilir veya yürümeyi tercih edebilirsiniz. Şehir halkı oldukça yardımseverdir, İngilizce konuşma konusunda sıkıntı yaşamayacaksınız.


Prince of Jumborn anıtı bu tepede yer alıyor.

Pattaya'nın meşhur buda heykeli Big Buddha / Wat Phra Yai, Pattaya Hill'den yürüme mesafesinde, ücretsiz bir alan. Buradan da şehrin manzarasını görmek mümkün.




Walking Street Pattaya'nın en meşhur, canlı, günahkar caddesi. Çok sayıda restoran, hediyelik eşya dükkanları, ve elbette Go Go bar bu uzun cadde üzerinde yer alıyor.


Pattaya, turistik amaçlı bir gezi için 2 güne sığabilecek bir yer. Daha fazla kalınca ise sıkılmayacak kadar canlı. Vakit bulabilirseniz şehirde çokça bulunan masaj salonlarına gidebilir, tur şirketlerinin sunduğu aktivitelerden faydalanabilirsiniz. Özellikte Mercan Adası görülmeye değer.

Pattaya'dan Bangkok'a dönüş için çok geç kalmayın çünkü son otobüs saat 23.00 civarında. O saatten sonra ulaşmak isterseniz taksilerde anlaşmanız gerekiyor. Taksi ile yaklaşık olarak 1500 baht'a Bangkok merkeze ulaşabilirsiniz. Pazarlık yaparsanız miktar daha da düşecektir.

Walking Street bölgesinde çokça rastlanabilecek seyyar böcek satıcıları
Devamını Oku
      edit

11 Aralık 2014 Perşembe

Aralık 11, 2014 tarihinde, tarafından

Seyahat Yardımcısı : Bangkok (Tayland)


Tayland'ın melekler şehri başkenti Bangkok.

Suvarnabhumi Havaalanı'na İstanbul'dan Türk Hava Yolları ile aktarmasız uçuş bulmak mümkün. Fakat ekonomik olması bakımından gidiş dönüş toplam fiyatı 1600 TL seviyesinde aktarmalı uçuşları tercih edebilirsiniz. Aralıksız 9-10 saatlik bir uçuşun ardından havaalanına ulaşılıyor. Şehir merkezine otobüs, taksi, airport rail link (ARL) + metro ve tren+metro gibi alternatifler ile gidilebiliyor. Tren oldukça eski ama nostaljik ve 5 baht'lık bir yolculuk için tercih edilebilir. Taksi ile merkeze varış için yakşalık 500 baht vermelisiniz.


Hua Lampong Tren İstasyonu

Tren ile Makkasan durağından Hua Lampong durağı yönüne aktarma yapıp son durakta inerek merkeze varılabiliyor. Merkezde görülebilecek en yakın yerlerden biri Wat Traimit tapınağı ve içindeki Golden Buddha heykeli. 40 baht ücret ödeyerek tapınakta 4. kattaki som altından buda heykelini görebilirsiniz. Diğer katlara giriş için ek ücret ödemeniz gerekmekte.

Wat Traimit

Som altından yapılmış buda heykeli


Golden Buddha'nın ardından ikinci durak Grand Palace. Chao Phraya nehri kıyısından 40-45 dakika yürüyüşle varılabildiği gibi buranın meşhur araçlarından tuktuk'a binebilirsiniz. Tuktuk ile yolculuk öncesinde şöförle fiyat ve rota konusunda uzlaşmak önemli. 10 baht gibi komik bir ücretle seyahat edecekseniz sizi sponsoru olduğu bir mağazada indiriyor ve burada alışveriş yapmanızı bekliyorlar. Herhangi bir alışveriş yapmak zorunda değilsiniz ancak kandırılmış hissine kapılabilirsiniz. Bu yüzden arada durmayan araçları tercih edin.

Şehirde tuktuk kadar renkli taksiler de meşhur

Tuktuk, ülkemizde triportör denen araçların yolcu alabilen, kapısız ve süslü hali. Aşırı trafik olan bölgelerde kısmen rahat etmek dışında ise fiyat olarak bir avantajı yok. Normal taksiler ile de aynı ücrete yolculuk yapabilirsiniz.

Golden Buddha'dan Grand Palace'a 150-200 baht arası bir ücret ile tuktuk/taksi kullanarak ulaşabilirsiniz. Grand Palace 15:30'da kapanıyor bu yüzden saati verimli kullanmaya dikkat edin. Giriş ücreti olarak 500 baht ödenen bu bölgede şort - terlik - atlet gibi kıyafetlerle girişe izin verilmiyor. Kıyafetiniz uygun değilse girişte kıyafet kiralanan ofislerde eşya başına 200 baht ödeyebilirsiniz. Kompleks içerisindeki Wat Phra Kaew tapınağı görülmeye değer yerlerin başında geliyor.

Grand Palace, yağışlı günlerde bile oldukça kalabalık





Grand Palace'dan çıkınca görülecek diğer bir budist tapınağı : Wat Pho. Maha Rat Caddesi boyunca yürüyerek ulaşılabilen Wat Pho, Lying Buddha'nın bulunduğu yer. Girişi 100 baht. Bilete bir adet su dahil. İçeri girince su büfesinden suyunuzu alabilirsiniz.



Lying Buddha'da dilek tutmak bir ritüel. 20 baht ödeyerek bir kap dolusu eski madeni para alabilir, duvar boyunca yerleştirilmiş para haznelerine bu paraları tek tek atarak bu geleneğe katılabilirsiniz.

Bangkok'un en gösterişli, en popüler tapınağı ise Wat Arun. Chao Phraya nehrinin karşı kıyısında yer alan bu tapınağa feribotlarla ulaşılabiliyor. Wat Pho kıyısındaki Tha Tian feribot durağından 3 baht gibi bir ücret ödeyerek karşı kıyıya ulaşabilirsiniz.




Wat Arun'un gece manzarası

Bangkok dolu dolu tarih kokan bir şehir. Buraya en az 3 gün gibi bir süre ayırmalısınız. Vakit bulabilirseniz tarihi müzelerini, Bang Lamphu bölgesini gezebilir, floating market'te alışveriş yapabilirsiniz. Bangkok gece hayatını görmek için Patpong bölgesindeki, Tayland genelinde meşhur olan Go Go barlara gidebilirsiniz. Patpong'a ulaşım için taksi kullanabilirsiniz. Bu bölgedeki gece pazarı da görülmeye değer yerlerden.
Devamını Oku
      edit